Bana 1 Kitap Öner!

Hey, şu zorlu günlerde kafanı dağıtacak ve seni başka bir diyara götürecek bir kitap önerisi yapacağım. Kitaplara mesafeli değilsindir umarım, mesafeli olsan da bu kitabı okuyarak; arandaki mesafeyi yok edebilirsin. Kitap okumak sana neler kazandırır? Bunu saymakla bitiremem.


 

Ancak kitap okursan sana şunu söyleyebilirim; şu an olduğunda sen’den çok daha güçlü bir kişilik olursun. Vizyonun genişler, olaylara yaklaşımın gelişir ve en önemlisi zekan güçlenir. Bu yüzden kitap okumak ciddi bir gerekliliktir. Ha şunu da söylemeden edemeyeceğim; ‘’Kitap boş zamanda okunmaz, zamanının kitap okumaya göre ayırırsın.’’ Hadi sana güçlü bir kitap önerisi yapayım.

Alamut: Fedailerin Kalesi – Vladimir Bartol

Alamut Kalesini duyduğunu varsayıyorum. Onu duymadıysan bile Hasan Sabbah ismini duymuşsundur. Bu kitap 1938 yılında Vladmir Vartol tarafından kaleme alınıyor. Kitap,  tarihi bir olayı edebi bir şekilde anlatıyor. Güçlü diyaloglar ve betimlemeler ile kitabın içerisinde;  11. Yüzyıl’da yürüyor gibi hissediyorsun.

Alamut Kalesi Neyi Anlatıyor?

Hasan Sabbah, yeryüzü cennetini oluşturmuş ve hedeflerini sekteye uğratmadan güçlü adımlarla yürüyor. Etrafında kendisine tapan binlerce fedai ordusunu tutuyor. Peki, bu insanlar Hasan Sabbah’a neden tapıyor? Sabbah, kendini peygamber ilan etmiş bir kişidir. Bu peygamberliğini, güçlü zekası, bilgi birikimi ve ileri görüşlülüğüyle güçlendirmiştir. Etrafındaki fedaileri ise ‘’Cennetin anahtarı bende ‘’ diyerek kandırmıştır. Çünkü kendine yalandan bir cennet yapmıştır.

Hasan Sabbah, fedailerinin emirlerine sadakat gösterdikleri durumda cennete gidebileceklerini inandırır. Fedailer, her şeyiyle Hasan Sabbah’ın yoluna adamış, ölmeyi ve öldürmeyi dahi göze almışlardır. Kafasında tek bir hedef vardır ve bu hedef için aklın almayacağı şeyleri yapabilme kaddarlığına sahiptir. Bu küçük ve güçlü orduyla; hükümdarlara göz dağı vermek ve kendi imparatorluğunu kurmanın derdindedir.